Mardinde Zamanda Yolculuk Keşfetmeniz Gereken 5 Tarihi Mekan
Fırat ve Dicle Nehirleri arasında konumlanan Mardin, Mezopotamya’nın en büyüleyici şehirlerinden biridir. Zengin tarihi ve kültürel mirasıyla gerçek bir medeniyetler beşiği olan Mardin, adım attığınız her köşede farklı bir döneme ait izler taşıyan yapılarla sizi zamanda yolculuğa çıkarır. Görkemli mimarisi ve benzersiz dokusuyla öne çıkan bu şehirde keşfedilecek sayısız tarihi ve turistik nokta bulunuyor.
1. Mardin Kalesi
Yaklaşık 1600 yıllık bir geçmişe sahip olan Mardin Kalesi, askeri bir yapı olarak inşa edilmiştir. Stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca pek çok medeniyet tarafından kullanılmıştır. Halk arasında "Kartal Yuvası" olarak anılan bu etkileyici kale, Mardin’in en önemli simgelerinden biridir.
Mardin Kalesi’ni ziyaret etmek isteyenler için girişte herhangi bir ücret talep edilmemektedir. Ancak kaleye ulaşabilmek için uzun bir merdiven çıkmanız gerekmektedir. Eğer kaleyi daha detaylı bir şekilde tanımak isterseniz, rehberli turlar ile tarihi hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Şehrin her noktasından görülebilen Mardin Kalesi, yürüyerek rahatça ulaşılabilecek bir konumda yer alıyor. Bu özelliği sayesinde turistlerin en çok ilgisini çeken tarihi yapılar arasında bulunuyor.
2. Deyrulzafaran Manastırı
Mardin şehir merkezine yaklaşık 8 km mesafede, Eskikale mevkiinde bulunan Deyrulzafaran Manastırı, 400’lü yıllarda inşa edildiği düşünülen önemli bir Süryani kilisesidir. Muhteşem taş işçiliği ve tarihi dokusuyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakan bu manastır, Mardin’in en değerli yapılarından biri olarak kabul edilmektedir.
Manastırın içinde yer alan "Güneş Tapınağı" mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir. 6 asır boyunca Süryani patriklerinin ikamet ettiği bu üç katlı yapı, Roma dönemine ait mimari izler taşımaktadır. Günümüze ulaşana kadar pek çok farklı dönemde eklemeler yapılmıştır.
Haftanın her günü ziyarete açık olan Deyrulzafaran Manastırı’na giriş ücreti 10 TL’dir. Manastıra ulaşım için D-955 karayolunu kullanabilirsiniz.
3. Dara Antik Kenti
Mardin’in 30 km güneydoğusunda, Oğuz köyü sınırları içinde yer alan Dara Antik Kenti, Yukarı Mezopotamya’nın en önemli yerleşim alanlarından biridir. 505 yılında Bizans İmparatoru Anastasius tarafından, Sasaniler’e karşı sınırı korumak amacıyla askeri garnizon olarak inşa edilen bu kent, tarihi dokusuyla dikkat çekmektedir.
Tamamen kaya içine oyulmuş yapılardan oluşan ve geniş bir alanı kaplayan Dara Antik Kenti, 4 kilometre uzunluğunda surlarla çevrilidir. Kentin kuzeyinde yer alan iç kale, 50 metre yüksekliğinde bir tepenin üzerinde inşa edilmiştir ve mimari açıdan oldukça etkileyicidir.
Antik kent içerisinde saray, çarşı, zindan, kilise, tophane ve su bendi gibi yapıların kalıntılarını görmek mümkündür. Tarihi derinliği ve mimarisiyle büyüleyici bir atmosfere sahip olan Dara, tarih meraklılarının mutlaka görmesi gereken yerlerden biridir.
4. Midyat Mağaraları
Midyat ilçesi ve çevresindeki farklı bölgelerde konumlanan Midyat Mağaraları, binlerce yıllık geçmişiyle dikkat çeken doğal yapılar arasında yer almaktadır. Bölgedeki mağaraların en ilginçlerinden biri ise Linveyri Şifa Mağarası’dır. Bu mağaranın suyunun özellikle cilt hastalıklarına iyi geldiği düşünülmektedir.
Midyat Mağaraları, hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çeken önemli doğal oluşumlardan biridir. Ziyaret etmek isteyenler için giriş ücreti 5 TL’dir. Doğal güzellikleri ve tarihi geçmişiyle Midyat, Mardin’de görülmeye değer yerlerin başında gelir.
5. Mor Behnam Kırklar Kilisesi
Mardin şehir merkezine yaklaşık 6 km uzaklıkta bulunan Mor Behnam Kırklar Kilisesi, 400’lü yıllarda inşa edildiği tahmin edilen önemli bir yapıdır. 10. yüzyılda, din şehitlerinin kemiklerinin buraya getirilmesi nedeniyle "Kırklar Kilisesi" olarak anılmaya başlanmıştır.
Metropolit kilise statüsünde olan bu yapı, geniş bir avluya ve etkileyici taş işçiliğine sahiptir. Geleneksel Mardin taşlarından inşa edilen kilise, taş süslemeleriyle dikkat çekerken, içerisinde bir çan kulesi de barındırmaktadır.
Mor Behnam Kırklar Kilisesi, günümüzde de ibadete açık olup, ziyaretçilerden giriş ücreti talep edilmemektedir. Şehrin önemli tarihi ve kültürel miraslarından biri olan bu kilise, özellikle mimari yapısıyla görülmeye değer yerlerden biridir.
Mardin, geçmişin izlerini günümüze taşıyan eşsiz yapıları ve kültürel zenginliğiyle keşfedilmeyi bekleyen bir şehir. Eğer tarihle iç içe, büyüleyici bir gezi yapmak istiyorsanız, Mardin’in mistik atmosferinde unutulmaz bir yolculuğa çıkabilirsiniz.