Tarihin ve Doğanın Kesiştiği Şehir Burdur Gezi Rotaları
Türkiye’nin Göller Yöresi’nde yer alan Burdur, keşfetmek isteyen ziyaretçilerine berrak havası, tarihi dokusunu koruyan yapıları ve antik kentlerin gölgesinde sergilenen benzersiz manzaralarıyla huzurlu bir yolculuk vadediyor.
Küçük bir şehir olmasına rağmen büyük bir kültürel zenginliğe sahip olan Burdur, aynı zamanda Anadolu’nun en eski yerleşim bölgelerinden biri olarak kabul ediliyor. İşte bu kadim topraklarda mutlaka görülmesi gereken yerlerden bazıları:
1. Salda Gölü
Listenin başında, sadece Burdur’un değil tüm Türkiye’nin gözdesi haline gelen Salda Gölü yer alıyor. “Türkiye’nin Maldivleri” olarak anılan bu eşsiz doğa harikası, her yıl yüzbinlerce yerli ve yabancı turisti kendine çekiyor. Mars yüzeyiyle benzer jeolojik özellikler taşıyan Salda, bu açıdan dünyada nadir görülen göllerden biri olarak biliniyor.
Yeşilova ilçesinde bulunan göl, şehir merkezine yaklaşık 70 kilometre uzaklıkta ve 1.100 metre rakımda yer alıyor. Derinliği bazı bölgelerde 180 metreyi bulan Salda, tektonik yapısıyla dikkat çekerken, beyaz kumsalları ve turkuaz tonlarıyla görenleri kendine hayran bırakıyor.
2. Burdur Arkeoloji Müzesi
1956 yılında kurulan Burdur Arkeoloji Müzesi, 2001 yılında gerçekleştirilen kapsamlı yenileme çalışmaları sayesinde günümüzde modern bir sergi alanına dönüşmüştür. Müzede sergilenen eserlerin büyük kısmı Hacılar, Höyücek, Kuruçay, Kibyra ve Boubon kazılarından çıkarılmıştır.
60 binden fazla eseriyle dikkat çeken müze, yakın zamanda “Gezilip Görülmeye Değer Müze” ödülüne layık görülmüştür. Üç ayrı bölümden oluşan müzenin üst katlarında Kalkolitik döneme ait eserler, giriş katında ise Kibyra ve Sagalassos antik kentlerine dair kalıntılar yer alıyor.
3. İnsuyu Mağarası
Türkiye’de turizme açılan ilk mağara olma özelliğine sahip İnsuyu Mağarası, Burdur-Antalya karayolu üzerinde, Çatağıl Köyü yakınlarında bulunuyor. Toplam uzunluğu 8.350 metreyi bulan bu doğa harikasının şu anda sadece 330 metrelik bölümü ziyarete açık durumda.
Karstik yapının zamanla aşınmasıyla oluşan mağara, binlerce sarkıt ve dikitiyle adeta yer altı sarayını andırıyor. 1965 yılında ziyarete açılan mağara, günümüzde doğal SİT alanı olarak korunmaktadır ve deniz seviyesinden yaklaşık 900 metre yüksekte yer almaktadır.
4. Burdur Kent Ormanı
Şehir merkezine sadece 10 kilometre mesafede bulunan Burdur Kent Ormanı, doğayla iç içe zaman geçirmek isteyenler için mükemmel bir seçenek. Piknik, yürüyüş ve spor yapmak isteyenlerin uğrak noktası olan bu alan, aynı zamanda etkileyici bir göl manzarasına sahip.
Kent ormanında çocuk oyun alanları, bisiklet ve koşu parkurları, voleybol ile basketbol sahaları gibi sosyal donatılar yer alıyor. Ayrıca kamp ve karavan tutkunlarının da sıkça tercih ettiği alanda mangal yapmak serbest.
5. Saat Kulesi
Burdur şehir merkezinde bulunan Saat Kulesi, 19. yüzyılda dönemin Konya Valisi Tevfik Paşa’nın emriyle inşa edilmiştir. 25 metre yüksekliğe sahip kule, şehrin birçok noktasından görülebilmektedir.
1914 yılındaki depremde büyük zarar gören yapı, 22 yıl sonra Hacı Ali Emir Bey’in öncülüğünde tekrar inşa edilmiştir. Kare planlı ve kesme taştan yapılmış olan bu yapı, Burdur’un tarihi siluetine önemli bir katkı sunar.
6. Sagalassos Antik Kenti
Burdur’un Ağlasun ilçesi yakınlarındaki Sagalassos Antik Kenti, Pisidia bölgesinin önemli şehirlerinden biri olarak bilinir. Deniz seviyesinden oldukça yüksekte, Akdağ yamaçlarında yer alan bu kent, tarihi ve mimari açıdan büyüleyici bir atmosfere sahiptir.
1706 yılında bir Fransız gezgin tarafından keşfedilen Sagalassos’ta tiyatro, hamam, kütüphane, meclis binası ve tapınak gibi birçok kalıntı yer almaktadır. Büyük İskender’in M.Ö. 333 yılında ele geçirdiği kent, Roma döneminde önemli bir yerleşim yeri haline gelmiştir. 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan antik kent, tarih tutkunlarının mutlaka ziyaret etmesi gereken bir nokta.
Burdur, doğası, tarihi ve kültürel mirasıyla ziyaretçilerine sade ama derin bir keşif deneyimi sunuyor. Bu saklı güzelliklerle dolu şehir, her adımda geçmişle bugünü bir araya getiriyor.